Çocukluktan beri büyük Fenerbahçe taraftarıyım. Tüm maçları izlediğimi iddia edemem ama çok tutkulu bir taraftarım. Dolayısıyla ilk yazım da Fenerbahçe hakkında olsun istedim. Kolay da olur zaten yazması. O kadar çok söylenmesi gereken şey var ki…
Sezonun Fenerbahçe için başlamasına bugün itibariyle 1 hafta kaldı. Takım 8 tane hazırlık maçıyla sezona hazırlandı…mı?
Aslında bakarsak takım son 2 sezondakinden daha hazır başlıyor lige benim gözümde. Çünkü, ama hazırlık kapından önce ama hazırlık kampı sırasında veya sonrasında lig başlamadan gereken mevkilere bir tanesini bile eleştiremeyeceğim transferler yapıldı. Yönetim, transferler yetişmedi diye eleştirilse bile 7 oyuncunun (Valbuena, Skrtel, Soldado, Şener, Roman, Volkan, İsmail) sözleşme yenilenmeyerek gönderilmesi ve Eljif Elmas’ın da Napoli’ye satılmasıyla birlikte Fenerbahçe’de 8 tane boşluk oluştu ve yönetim bu boşukların yerini nicelik olarak doldurdu. Ayrıca şunu vurgulamak gerek, Avrupa’da oynamayan, Finansal Fair-Play kıskacında, büyük borçların batağında ve yıllardır şampiyonluk bekleyen taraftarın baskısı altında bir Fenerbahçeye transfer yapmaya çalışıyor yönetim; ve şunu söylemek gerek bahsettiğim tüm olumsuzluklara rağmen Max Kruse gibi, Liverpool başta olmak üzere çokça Avrupa kulübünün kıskacında olan bir oyuncuyu getirmek, Vedat Muriç ve Deniz Türüç’ü, Şampiyonlar liginde oynayan Galatasaray’ın da ilgisine rağmen transfer etmek Altay, Garry, Zanka vs. Bunların hepsi gerçekten iyi transferler. Transferlerin dışında ise Ersun Yanal zaten sezon öncesi kondisyon yüklemesiyle çok meşhur. Gereken antrenman temposunu yeni gelen, eskiden takımda olan herkes kazandı. Hazırlık maçlarını izlediğimizde yeni gelen oyuncuların neredeyse hepsi olumlu görüntü verdi. Ayrıca, geçen sezonu ilk yarısında hiç maç oynamamış ve ikinci yarısını Alanyaspor’da 17 maçın hepsine çıkarak tamamlamış Ozan Tufan’ın takıma geri dönüşü de çok iç açıcı oldu. Ozan’ı da yeni bir transfer olarak sayabiliriz. Hazırlık maçlarında herkesin gözünü çarpan en önemli şey savunmadaki açık oldu ama geç olsun güç olmasın Zanka’da takıma resmen dün katıldı ve başkanın verdiği söze göre en az 1 stoper daha kulübe katılacak. Bu anlattıklarım bağlamında şunu söylemek istiyorum. Ersun Yanal’ın sezon öncesi yüklemeleri zaten herkesçe bilinen bir gerçek, bunun yanında gereken transferlerin de (eksikler olmasına rağmen) yapıldığını varsayarsak, kimsenin Fenerahçe sezona hazır değil gibi bir yorum yapacağını düşünmüyorum.
Peki Fenerbahçe başarılı olabilecek mi?
”Fenerbahçe bu sezon şampiyon!” gibi bir cümle kursam rumuzuma (futbolcahili) yakışır bir yorum yapmış olurum. Şampiyonluk çok çok iddialı bir yorum maalesef. Ama şunu iddia edebilirim: Ali Koç’un mazbata töreninde ” Size şampiyonluk sözü veremem ama övünçle dışarıda gezebileceğiniz bir Fenerbahçe sözü veriyorum” cümlesindeki Fenerbahçeyi uzun ve acılı 1 seneden sonra rötarlı olarak izleyebileceğimize inanıyorum. Transfer edilen tüm oyuncular geçen senelerde eksik gördüğümüz ”çubuklu ruhu”nu bize gösterebilecek potansiyelde, kaybetmekten nefret eden ve kazanmak için son damlasına kadar mücadele edebilecek karaktere sahip oyuncular. Bunların başında tabi ki 39 yaşında, kaptan, lider Emre Belözoğlu geliyor. Emre adeta saha içerisinde bir teknik direktör gibi herkesi yönlendiriyor. Sahada isyan eden oyuncu eksikliğini fazlasıyla dolduruyor. Gönderilişinin ne kadar da büyük bir hata olduğunu oynadığı her dakika, attığı her pasla bize hatırlatıyor. Takımda neredeyse herkes mutlu gözüküyor. Ayrıca transfer sezonu 2 eylülde sonra erecek. Kolarov’un gelmesini bekliyoruz. Kolarov dışında başkanın sözünü verdiği 6 numara ve hoca isterse (hoca tabi ki transfer ister) diye bahsettiği en az 2 transfer daha bekliyoruz. Yapılmış olan transferler, yapılacak olan transferlerin de iyi olacağı izlenimini veriyor. Kulüpte olumlu bir hava hakim. Oyuncular kenetlenmiş ve şampiyonluk parolasıyla her gün çift antrenman yapıyor. Başkan ve yönetim gayet tabii şampiyon olmak istiyor. Bir Fenerbahçeli olarak, (eğer başka takımlı okurlarım varsa bana kızmasınlar) dilerim yıllardır beklediğimiz, çok özlediğimiz şampiyon Fenerbahçe ruhunu bu sene sahada görürüz. Umarım Ersun Yanal yarım kalan hikayesini 4. yıldızla tamamlar, Ali Koç’da ondan olan beklentilerimizi bu sene karşılar.